• src nakliyat
  • SERHAT KIRTASİYE&KİTABEVİ ESENYURT
  • SRC SİGORTA

logo

EĞİTİMDE DEĞİŞİM/DEVRİM DEYİNCE NE ANLAMALI?

EĞİTİMDE DEĞİŞİM/DEVRİM DEYİNCE NE ANLAMALI?

Sayın Ziya Selçuk’un millî eğitim bakanı olmasıyla birlikte, eğitimin düzeleceğine dair ciddî bir beklenti içine girildi. Sayın Bakanın konuşmaları, beyanatları eğitimin bütün paydaşlarını umutlandırdı. Gerek söylemlerin öğretmenlerin ruhunu okşaması, gerekse birkaç icraat, öğretmenleri önemli ölçüde rahatlattı.

Aradan belli bir süre geçtikten sonra, farklı sesler yükselmeye başladı. Güzel söylemlerin artık güzel eylem ve icraatlarla taçlandılrılması gerektiği birçok mahfelden duyulur oldu. Sayın Bakan da verilerin toplandığını, hazırlıkların yapıldığını, ekim ayında kamuoyuna üç yıllık planının duyurulacağını açıkladı.

Üç yıllık eylem plânında elbette çok şey olacaktır. İnşallah eylem plânı açıklandığında her şey silbaştan yapılarak, yepyeni ve sonucu kestirilemeyen bir sistem için kollar sıvanmaz. Yine dünyanın herhangi bir ülkesinden çok başarılı diye bir sistem getirilerek bize adapte yoluna gidilmez.

Eğitimde değişim deyince, devrim niteliğinde şeyler bekleniyor. Bu yazıda devrim niteliğinde hiçbir şey söylemeyeceğim. Büyük laflar, büyük projeler, büyük hedefler derken küçük kabul edilen birtakım sorunlar malesef kronikleşti ve âdeta eğitim sistemimize pranga oldu.

Acil çözülmesi ve çözüldüğü taktirde eğitimde devrim etkisi uyandıracak birkaç öneriye geçmeden önce bir parantez açmak istiyorum: Geçmişte denenmiş, başarısızlığı tescillenmiş, milletten büyük tepki almış, vatandaşın oynunun rengine dahi etki etmiş eski sistemler, sağı solu kırpılarak tekrar servis edilmemeli, milletin önüne konulmamalıdır.

İlk akla gelen ve canımızı en fazla yakan sorun, en önemli sorundur. Eğitim paydaşlarının birinci sırada ifade ettiği/edeceği sorunlar çözüldüğü taktirde, eğitimde işlerin yoluna gireceğine dair büyük bir iyimserlik havası oluşacaktır.

Öğretmenler geldiğimiz noktada öncelikli olarak ne istiyor? Meslekî itibar, öğretmene yönelik saygınlık istiyor. Bu bağlamda eğitimin diğer paydaşlarından mobbing, hakaret, saygısızlık, şiddet… görmek istemiyor. Huzur istiyor, can güvenliği istiyor.

Eğitim yöneticilerinin en önce istediği şey nedir? Okulların ekonomik sorunlarının çözülmesini istiyorlar. Okul yöneticileri artık temizlik ve güvenlik sorunuyla, malzeme teminiyle uğraşmak; sponsor peşinde koşmak, tahsildarlık yapmak istemiyor, egitim-öğretime odaklanmak istiyor. Gelinen noktada okulları en çok zorlayan husus, temizlik ve güvenlik personeli istihdamıdır. İşkur marifetiyle okullara bu yıl tahsis edilen 60.000 temizlik, 20.000 güvenlik personeli, önemli olmakla birlikte ihtiyacı karşılama açısından devede kulak misali. Okul yöneticilerinin sadece eğitime odaklanmasını istiyorsak, okulların bütün ihtiyaçlarını karşılayacak bir ödenek tahsisi yoluna gidilmelidir.

Peki veli ve öğrenci en öncelikli olarak ne istiyor? Oturmuş, ayakları yere basan bir sistem istiyor. Her seneye yeni bir sistemle başlamak istemiyor. Değişen sınav sistemleri yüzünden hebâ olup gitmek istemiyor, “yeter artık” diyor. Kısaca herkes önünü görmek istiyor.

En can yakıcı sorunları çözmeden diğer sorunları tam olarak çözemezsiniz. Sayın Bakana çağrıda bulunuyor ve diyoruz ki gelin buradan başlayın; okulların ödenek sorununu çözen, öğretmenin itibarını iade eden, eğitimi yazbozdan kurtaran bir bakan olarak tarihe geçin. Bunu yaparsanız diğer sorunlar tâli sorun hükmünde olacak ve daha kolay çözülecektir.

Eğitimi sorun olmaktan çıkaran ve öncü bir Türkiye temennisiyle, eğitim için atan yüreklere selam olsun.

Eğitimci Yazar Erol ERMİŞ

src haber -src ajans

Etiketler: » » »
Share
192 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+5 = ?