• src nakliyat
  • SERHAT KIRTASİYE&KİTABEVİ ESENYURT
  • SRC SİGORTA

logo

Kendi anlık rahatınız için çocuğunuzun tüm hayatını mahvetmeyin


Mehmet Tekşut
teksut.58@gmail.com

Bir annenin ev içinde yaptığı, hiç yapmak zorunda kalmadığımız için (burada üniversite yıllarını evde geçirip kendisi halledenleri tenzih ederim) ev işlerinin, çoğu zaman ne zorluğunun ne de ne kadar vakit ayırmak gerektirdiğinin farkına varamıyoruz. Ev işlerinin zor ve gerekli olduğu kesin fakat zorunluluk haline gelmesine engel olan bazı durumların olması da gerekli. Bu durumların en önemlisi de çocuğun gelişimi söz konusu ise ayrılması gereken “zamandır (emektir, fedakarlıktır)”…
Hiç bir ebeveynin, ‘eve misafir gelecek ve evi kirli, dağınık görürlerse ayıp olur’ diye hemen hemen tüm zamanını temizliğe vererek çocuğunun uslu (us’suzlaşacağından bihaber olarak) durması için TV başına oturtup kendine zaman ‘kazandırmaya!’ hakkı yoktur. Söz konusu ebeveynin ,çocuk sahibi olmuşlarsa, çocuklarının bilişsel, duygusal ve motor beceriler yönünden gelişip hem kendisine hem de topluma faydalı bir birey haline gelmesi uğruna yapması gerekenlerin farkında olması gerekir. En basit bir söylemle çocuk, bir sorunluluktur; hem kendilerine karşı hem topluma karşı hem de en önemlisi bizzat çocuğun kendisine karşı. Çünkü çocuğun nasıl bir kişilikte veya karakterde olacağına karar vermesi neredeyse imkansızdır. Çocuk anne ve babasının sosyal ve biyolojik bir kopyası durumundadır. Kişiliğinin oturmaya başladığı 0-6 yaş arasında kendisini yaratırken malzemenin neredeyse yüzde doksan dokuzunu anne-babasının kendisine yönelik tavrından, tutumundan, davranışlarından, iletişim kurarken kullandığı sözcüklerden hatta jest ve mimiklerinden alır. Ilkel, biyolojik bir kaç refleks dışında bebeğin dünyaya geldiğinde nasıl davranması gerektiğine dair en ufak bir ipucuna bile sahip değildir. Böyle boş bir levha halinde dünyaya geldiğinde anne babasının her türden hareketi ve davranışı, çocuk için şuan ve ileride kişiliğini oluşturmak ilerletmek için kullanmak “zorunda olduğu” harici uyaricilar niteliğindedir. Zira başka seçeneği yoktur bu durumda. Hal böyleyken gelecekte gurur duyulacak bir evlat halini alması için de sorumluluğun çok büyük bölümünün kendi ellerinde olduğunu kabul edip layıkıyla yerine getirmeleri için ellerinden gelenin epey fazlasını yapmaları gerekmektedir ebeveynlerin.
Çocuğun dışarıdan gelen her türlü uyariciyi beyninin gelişmesi için işlemeye en hazır olduğu zamanlarını tamamen pasif bir alıcı durumunda kalmasına neden olan “televizyonun karşısına oturtulması”, en hafif tabirle çocuk ihmalidir, suçtur!
TV başına oturtulmaya alıştırılmış bir çocuk, TV kaynak olmak üzere sadece monolog şeklinde bir iletişim içinde bulur kendini. Beyin sadece alarak, diğer bir deyişle uyarılarak değil aynı zamanda üretmeye, tepki vermeye zorlayarak gelişir. Oysa TV başında iken çocuk, hiç bir zaman konuşmaya ihtiyaç duymaz sadece dinler. Bu da nitelikli bir iletişimin gelişmesinin önünde çok büyük bir engeldir.
Ayrıca çocuk için tehlikeli sayılabilecek elektronik alet olarak sadece televizyonu suçlu bulmak(!) işin önemini kavrayamamamıza neden olur. Çünkü son zamanlarda mobil telefonlara ulaşmanın oldukça kolay olduğu günümüzde artık tabletler, cep telefonları, bilgisayarlar da tehlike canları çalmaktadır. Ebeveynlerin cocuğunun telefonda oyun aynayabilmesini zeka belirtisi olarak değerlendirmesine şaşmamak elde değil gerçekten. Ve bu yetmiyormuş gibi çocuğunu başka çocuklarla bu yönüyle sözde iyi manada kıyaslaması ise oldukça manidar bir tablo.
Oyunların, çocukların ödül ile öğrenme ve sahip olma ilişkisini temelden sarsıyor. Oyunda çok basit bir kaç hareket ve bilişsel beceri ile elde ettikleri ganimet veya ödüllerle, oyunun ileriki seviyelerinde de hep daha fazlasını isteyecektir. Gerçek hayatta da aynı basit davranışlarla ödüllendirilmek isteyecektir. Bu isteği yerine getirilememeye başlandıkça çevresini daha az doyum verici ve ilgi çekici bulacaktır. Geriye çevresine tahammülsüz ve çoğu şeyden tatmin olamayan bir kişi olmaya aday olacaktır.
Internet bağlantısı ile erişilen sosyal medya çocukları daha çok küçük yaşta iken etkisi altına almaya başladı. Facebook, Instagram gibi programlar ile herkesin kendisinin en güzel, en şık, en ayrıcalıklı, en imrendirici, en fazla eğlendiği anlarını fotoğraflayıp başkalarıyla paylaşarak: “işte ben burdayım! Ben hep böyle eğlencelerdeyim, hayatım mükemmel. Hiç bir derdim ve endişem yok. Ben işte böyle yakışıklı veya güzelim. Benim takıldığım ortamlarda ve standartlarda sen de yaşayabilir misin?” imalı, subliminal mesajlara maruz kalarak kendisi de fotoğraflarda olanlar gibi olmaya çalışıp çoğu zaman ailesinin bütçesini çok aşarak kapitalizmin en güzide üyesi olmaya hak kazanmıştır. Bundan böyle üzülerek belirtmek durumundayım ki fimlere konu olmuş bu ve buna benzer senaryolar hiç de kurgu değildir!

Etiketler: » »
Share
1431 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ENGELLER EĞİTİM İLE AŞILIR

    04 Aralık 2018 EĞİTİM, GENEL, GÜNDEM, SON DAKİKA, YAZARLAR

    Eğitimci Yazar Yunus AKDEMİR yazdı... ENGELLER EĞİTİM İLE AŞILIR 3 Aralık, BM tarafından 1992 yılında alınan kararla engellilerin topluma kazandırılması ve insan haklarının tam ve eşit ölçüde sağlanması amacıyla ‘Uluslararası Engelliler Günü’ olarak ilan edilmiştir. Dünya nüfusunun yaklaşık %15’i engelli bireylerden oluşmaktadır. Bu orana göre, tüm dünyada yaklaşık 1 milyar engelli birey olduğunu görülmektedir. Nüfusun yaşlanması ve kronik hastalıkların artması, sağlıksız beslenme ve stresli bir yaşam tarzı ile engelli sayısı giderek ar...
  • Yazar Ayşegül SARICA’nın Doğum Günü

    27 Kasım 2018 DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, KKTC- KIBRIS, SON DAKİKA, YAZARLAR

    Yazar Ayşegül SARICA Bu Gün Doğmuş Ayşegül Hanım; USTA Ailesinin 5. çocuğu olarak 1975 yılında 27 Kasım Günü Kıbrıs’ın Güvercinlik köyünde  dünyaya gözlerini açtı. Babası Ahmet USTA ve Annesi Nazife USTA'dır.Ailenin Muhammet,Meliha,Enver ,Meral'den sonra beşinci çocuğudur. Ayşegül SARICA ilk eğitimine Kıbrıs Gazimagosa’da Güvercinlik Köyü ilkokulu’nda başladı. Daha sonra Magusa Dr.Fazıl Küçük Endüstri Meslek Lisesi’nde orta eğitimini yaptı.Daha sonra Mağosa  Kız Meslek Lisesine giderek Giyim Bölümü’nün öğrencisi oldu. SARI...
  • Src haberin kurucusu 17 Kasım 1973 günü doğmuş

    17 Kasım 2018 DÜNYA, EĞİTİM, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, İLETİŞİM, KKTC- KIBRIS, KÜLTÜR SANAT, SON DAKİKA, YAZARLAR

    Doğum Günün Kutlu Olsun Koca Yürekli Adam. O bir eğitimci,o bir insan,o bir baba,o bir insan ama her şeyden önce o adam gibi adam. İşte  hayatını eğitime ve insanlığa adamış   SRC Haberin kurucusu Erhan Sarıca'nın hayatı ve hiç bilmediğimiz yönleri. Doğum günün kutlu olsun koca yürekli adam. SRC HABER KURUCUSU ERHAN SARICA KİMDİR: Halen İstanbul’da Eğitim Yöneticiliği görevine devam eden Erhan SARICA, 1973 yılının Kasım ayında Kayseri’de doğmuştur. İlköğrenimini Argıncık İlk Okulunda tamamladıktan sonra Argıncık Lisesinde orta eğitimine deva...
  • Hatice Keleş Konya Taşkent Belediye Başkan Aday Adayı

    13 Kasım 2018 GENEL, GÜNDEM, SON DAKİKA, YAZARLAR

    TÜRKAB Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Hatice Keleş Konya Taşkent Belediye Başkan Aday Adayı Oldu...Değerli Hemşerilerim, Değerli Büyüklerim ve Ak Parti Çatisi altinda siyaset yapan Değerli Parti Yöneticilerimiz, Teşkilâtlarımız ve birbirinden değerli Dava arkadaşlarım; Ne güzel söylemiş Yunus Emre "Gelin Tanış olalım, işi kolay kılalım Sevelim Sevilelim bu dünya kimseye kalmaz." Taşkent’i Sevmek kuru lafta olmuyor, fedakarlık istiyor, BABA eliyle güzelleşen memleketimize artık bir kadın eliyle ANNE şefkati gerekiyor. Memleketimizi seven ...