• src nakliyat
  • SERHAT KIRTASİYE&KİTABEVİ ESENYURT
  • SRC SİGORTA

logo

08 Kasım 2018

Okullarda Mobbing ve Bullying

İzmur Ödemiş Kaymakçı çok programlı Lisesi Müdürü Ayhan Kökmen’in kendi okulunun  öğrencileri tarafından öldürülmesi yine mobbing ve bullying’i aklımıza getiriyor.

Olayın araştırılması için Milli Eğitim Müfettişi görevlendiriliyor görevlendirilmesine ama durum çok vahim.

Milli Eğitim tarafından görevlendirilen müfettiş, raporunu düzenliyor düzenlemesine ama bu öyle bir rapor ki, tüm müdürlerin,öğretmenlerin,öğrencilerin,anne ve babaların okuması ve kendilerine ders çıkarması gereken bir rapor.

Okullarımızda,sokaklarımızdaki gençliğinin içinde bulunduğu bir durumu gözler önüne seriyor.Bu ve benzeri olaylar bizi tedirgin ediyor ve Duygusuz nesile işaret ediyor.

Lütfen okuyun ve günümüz deki mobbing ,bullying,gençliğinin son durumunu görün

 

Okullarda ,evlerde,sokaklarda,Hayatın gerçekliklerinden habersiz, duygusuz ve bencil bir nesil geliyor.

Şehitler için gözyaşı döken kendiakranlarını,sınıf arkadaşlarını,ana babalarını anlamıyorlar. Başkalarının çocukları için ağlamaya anlam veremiyorlar.

Mobbing ve Bullyinge başvuranlar için dünyada yaşanan savaşlar, acı çeken çocuklar, ölen  insanlar, onları hiç ilgilendirmiyor.

Bu insanlar ;Tüm acı gerçekleri kısa film tadında izliyorlar ve içleri hiç acımıyor,yürekleri sızlamıyor.

Hayatlarının odağında internet,cep telefonu,sosyal medya bunun dışındaki hiç bir şey onları etkilemiyor,ilgilendirmiyor. Sosyal medyasız,internetsiz,eğlenemedikleri tüm zamanları kendilerine bir işkence olarak görüyorlar.

Bu tip insanlar krndileri için aileleri ve çevreleri tarafından yapılan fedakarlıkların hiç farkında değiller. Kıymet bilmiyorlar ve vefasızlar.
Herkesi kendine hizmet etmek için yaratılmış görüyorlar.

İnsanlara verdikleri değer, onların isteklerini yerine getirebildikleri ve ne kadar eğlendirdikleriyle orantılı.

Hayatlarında eğlenmeden başka bir amaç olmadığı için artık tek eğlence kaynağına dönmüş telefon ve tabletlerini ellerinden aldığınızda dünyanın sonunun geldiğini zannediyorlar.

Geçmiş onları pek ilgilendirmiyor, atalarımıza karşı vefasızlar.
Dedelerinin canları, kanları pahasına vermediği vatan toprağını en iyi fiyatı verene satacak kadar maneviyattan yoksunlar.

Vatan, onlar için son model bir cep telefonundan daha değersiz.

Milletimizin geleceği açısından endişeleniyorum.

20 yıl sonra bu nesil, nasıl ana-baba olacak?

Kendine hayrı olmayan bu nesil nasıl çocuk yetiştirecek?

Evlerini nasıl idare edebilecek?
Ülkeyi nasıl yönetecek?
Vatanı nasıl savunup can verecek?

Bütün bunlar neden oluyor izah edeyim.

Altın kafeslerde çocuklar yetiştiriyoruz artık.
Uçmayı bilmeyen kuşlar gibi.

Çocuklar hayattan bihaber.

Açlık nedir bilmiyorlar, yedikleri önlerinde yemedikleri arkalarında,
acıkmalarına fırsat bile vermiyoruz.

Öyle ki yemek yemeyi bile işkence görür hale geliyorlar.
Susuzluk nedir hiç bilmiyorlar.
Hiç susuz kalmamışlar.
Üç adımlık yolda bile susarlar diye yanımızda içecek taşıyoruz. Çocuk daha “susadım” demeden ağzına suyu dayıyoruz.

Çocuklar hiç üşümüyorlar.
Soğuk havalarda evden çıkarmıyoruz. Okula giderken kırk kat sarmalayıp çıkarıyoruz dışarı, hiç titremiyorlar.

Çocuklar hiç ıslanmıyorlar,
evden arabaya kadar bile üç metrelik mesafede şemsiyesini başına tutuyoruz.
Saçına bir tek yağmur damlası düşürmüyoruz.
Bu yüzden çocuklar ıslanmak nedir bilmiyorlar.

Yorgunluk nedir bilmiyor çocuklar.
İki adımlık mesafelere bile arabayla götürüyoruz onları yorulmasınlar diye.
Birazcık parkta koşsalar, hasta olacak diye engel oluyoruz.
Onlar takatleri tükenecek kadar hiç yorulmuyorlar.

Yokluk nedir bilmiyorlar, daha istemeden her şeyi önlerine sunuyoruz.
Bu yüzden varlığın kıymetini bilmiyorlar.

Onlar bir yanığın veya bıçak kesiğinin acısını bilmiyorlar.
Elleri yanmasın, kesilmesin sakın diye onlara ne bıçak tutturuyor ne ocak yaktırıyoruz.

Çocuklar hissetmiyor yaşamı,
açlığı bilmediği için açlara acımıyor,
üşümek nedir bilmedikleri için sokaktaki evsizleri umursamıyor.

Yokluk nedir bilmedikleri için ekmeğe gelen zam onların dikkatini bile çekmiyor, haber kalabalığı olarak görüyor, gülüp geçiyorlar.

Sıcak odalarında yaşadıkları için evsizlik nedir, sürgün nedir anlamıyor, savaşları, kurşunlanan ölen insanları umursamıyorlar.
Acımıyorlar……
Kıymetini bilmiyorlar ekmeğin, elbisenin, barışın ve huzurun, ana babanın….

Müdahale edilmezse gelecek iyi şeyler getirmeyecek güzel ülkemize.

Bu sorunu Devlet derinden hissetmeli.
Bu sorunun çözümü için ciddi çalıştaylar düzenlenmeli. Öğretim programları ve ders materyalleri revize edilmeli.

Okulların duygu eğitimi konusunda rolleri artırılmalı.
Geç kalınmadan bu sorun mutlaka çözülmeli.
Bu sorun çözülmezse ülke çözülecek…

Erhan SARICA

EĞİTİM YÖNETİCİSİ- YAZAR

Etiketler:
Share
113 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+7 = ?