• src nakliyat
  • SERHAT KIRTASİYE&KİTABEVİ ESENYURT
  • SRC SİGORTA

logo

REFAKATSİZ MÜLTECİ ÇOCUKLARIN KORUNMASI

REFAKATSİZ MÜLTECİ ÇOCUKLARIN KORUNMASI
VE
SAĞLIKLI BİR YAŞAMA KAVUŞTURMA MÜDAHALELERİ

 

Çalışmanın Temeli:
Bu çalışma göç araştırmalarının en temel ayrımı göçün ulus devlet sınırları dâhilinde olmasına (iç göç) ya da sınırların ötesine geçmesine (dış göç) dayanır. Çalışmamda Türkiye’ye gelen uluslararası göçe ve bu göçün üzerinde düşündüğümüz bir grup öznesine, göçmen çocuklara değineceğim. Ülkemize gelen toplu göç dalgaları incelendiğinde, bu dalgalarda kitlesel göçlerin olduğunu görebilir ve bu kitlelerin içinde tabii ki çocukların da göç ettiğini kolaylıkla tahmin edebiliriz.
Yönetmeliğe değinecek olursak refakatsiz mülteci/sığınmacı çocuklara ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamasından kaynaklı mevzuatta ki bu açık 22 Haziran 2006 tarihinde İç İşleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 57 sayılı Uygulama Talimatnamesi ile kapatılmaya çalışılmıştır. Refakatsiz çocuk mülteciler, Türkiye’de kaldıkları süre boyunca Türk kanunlarına tabidirler. Türkiye hükümeti refakatsiz çocuk mültecilere, asgari olarak, vatandaş çocuklara sağladığı düzeyde bir bakımı sunma yükümlülüğü altındadır.
Çocuk göçü sadece bir göç meselesi değil, daha ziyade bir çocuk hakları meselesidir. Bu durumda sormamız gereken sorulardan belki de en önemlisi Türkiye’nin çocuk politikasının var olup olmadığıdır. Birçok çalışma ülkemizde, eğitim, sağlık, hukuk gibi alanlarda çeşitli düzenlemelerin bulunduğunu ortaya koymaktadır, ancak incelendiğinde bu düzenlemelerin birbirinden bağımsız, kendi alanlarına özgü bir biçimde oluştuğu gözlemlenmektedir. Oysa geleceğin toplumunu oluşturacak olan çocukların geniş anlamda sağlıklı bir biçimde gelişimlerini tamamları, eğitim, sağlık, medya, gelir dağılımı ve sosyal hizmetlerin sunumundan şehir bölge planlamaya kadar birçok farklı alanda bütünsel bir yaklaşımla çocuklara nelerin sunulduğu ve onların ihtiyaçlarına ne ölçüde cevap verildiğiyle ilgilidir.

Çalışmanın Amacı:
Amacı Türkiye’ye uluslararası sınırları aşarak gelen çocukların kimler olduğunu belirlemek, onların buradaki koşullarını ve ihtiyaçlarını anlamak ve bu çocukların çocuk haklarının sağlanması için ne gibi sosyal politika açılımları geliştirilebileceğini ortaya koymaktır. Çalışmamda araştırmalardan ve makalelerden faydalanılmış, hem göçmenler hem de uzmanlardan elde edilen bilgiler bir araya getirilerek analiz edilmiş, böylelikle alandaki ihtiyaçlarla sistemdeki boşlukları tespit edilmiştir. Çalışmamda yer alan araştırmanın sonucunda, insan hakları kriterleri temel alınarak, alan araştırması ile tespit edilen ihtiyaçlar doğrultusunda, farklı ülkelerdeki iyi uygulamalar da göz önünde bulundurularak ve alandaki uzman görüşlerinin desteği ile Türkiye özelinde göçmen çocuklara yönelik çocuk dostu sosyal politika ve somut uygulama önerileri geliştirilmiştir. Fakat ben biraz daha ihmal edilen bir konudan ‘’Refakatsiz mülteci çocuklarının korunması ve sağlıklı bir yaşama kavuşturma müdahaleleri’’nden bahsedeceğim.
Göç dalgaları içinde birey ya da ailecek göç edenlerin yanında alt grup da ortaya çıkmıştır: Tek başına göç eden çocuklar, teknik adıyla refakatiz küçükler ya da refakatsiz çocuk göçmenler. Araştırma göstermiştir ki, göçmen çocukların Türkiye’de ulaşılabildiği hak ve kaynaklar açısından beş unsur belirleyicidir: • geldikleri ülke, • belirli bir göç dalgası içinde gelme, • geliş nedeni, • sığınma talebi, • refakatsiz olup olmama

Yöntem:
Araştırmanın ön çalışmasında amaçlanan hedeflere ulaşabilmek için makale incelemesi ve bu konuda çıkarılan yönergelerden inceleme ve araştırma yapılarak Refakatsiz Mülteci Çocukların Korunması ve sağlıklı bir yaşama kavuşturma müdahalelerinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Refakatiz Çocuklar Yönergesinden faydalanılmıştır. Somut önerilerin geliştirilebilmesi için göçmen çocuklar ve ailelerin yaşam deneyimlerinin yanı sıra farklı datalar birleştirilerek araştırmanın geçerliği ve güvenilirliği arttırılmıştır.
Bu amaçla aşağıdaki teknikler kullanılmıştır:
• Literatür taraması • Yasal çerçeve incelemesi • Doküman taraması: STK dokümanları • İstatistiki veriler • Uzman mülakatları
Yöntemsel olarak her zaman çocuğu tecrit eden uygulamalar yerine çocuğun topluma ve içinde bulunduğu topluluğa katılımını arttırıcı, sosyalleşmeyi, paylaşımı, anlayış ve sempati ortamını getiren yöntemler benimsenmelidir. Doğrudan kendisiyle ilgili kararlarda çocuğun bilgilendirilmesi ve kararının öğrenilmesi, kimlik ve diğer şahsi bilgilerinin gizliliğinin korunması esastır. Buradaki çocuklara ilişkin yöntemsel ilkeler göç politikası uygulamasının her aşamasında, yabancılar polisine kayıttan, geri gönderme merkezlerine, ya da yurt yönlendirmelerine kadar ve yurtlardaki muamele dahilinde uygulanmalıdır.

Bulgular:
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Refakatsiz Çocuklar Yönergesi: Yönergenin amacı sorumlu bir kişinin etkin bakımına alınmadığı sürece, kanunen ya da örf ve adet gereği kendisinden sorumlu bir yetişkinin refakati bulunmaksızın Türkiye’ye gelen veya Türkiye’ye giriş yaptıktan sonra refakatsiz kalan çocuklara Genel Müdürlüğümüzce sunulacak hizmetlere ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
Yabancılar Ve Uluslararası Koruma Kanunu- Kanun No. 6458 Kabul Tarihi: 4/4/2013: Bu Kanunun amacı; yabancıların Türkiye’ye girişleri, Türkiye’de kalışları ve Türkiye’den çıkışları ile Türkiye’den koruma talep eden yabancılara sağlanacak korumanın kapsamına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları ve İçişleri Bakanlığına bağlı Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını düzenlemektir.
2828 Sayılı SHÇEK Hükmüne Göre: Refakatsiz çocuklar kendilerini koruyacak, gözetleyecek bir yetişkinin refakati olmaksızın sığınma arayan kişilerdir. 2828 sayılı SHÇEK kanunu hükümlerine göre refakatsiz çocuklar korunmaya muhtaç durumdadırlar. Bu yüzden refakatsiz çocuklar 12 yaşından küçükse çocuk yuvalarına yerleştirilirken 12 yaş üzeri çocuklar yetiştirme yurduna yerleştirilmektedir. Refakatsiz çocuklara vasi atanması ve yasal konularda çocuğu temsil edecek bir yetişkinin atanması devlet sorumluluğundadır.
Türkiye’de göçmen çocuklara ilişkin hukuki durum, birincil yasal çerçevede, çocuğun korunması açısından 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile düzenlenmekte; göç politikasıyla ilişkisi bakımından da İçişleri Bakanlığı’nın 1994 tarihli Türkiye’ye İltica Eden veya Başka Bir Ülkeye İltica Etmek Üzere Türkiye’den İkamet İzni Talep Eden Münferit Yabancılar ile Topluca Sığınma Amacıyla Sınırlarımıza Gelen Yabancılara ve Olabilecek Nüfus Hareketlerine Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği ile düzenlenmektedir.
Konu açısından Çocuk Koruma Kanunun önemli unsurları şunlardır:
Çocuğun korunması: Adlî ve idarî merciler, kolluk görevlileri, sağlık ve eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, korunma ihtiyacı olan çocuğu korunma altına alınması amacıyla Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na bildirmekle yükümlüdür (md.6).
Çocuğun gözaltında tutulması: Gözaltına alınan çocuklar, kolluğun çocuk biriminde tutulur. Kolluğun çocuk biriminin bulunmadığı yerlerde çocuklar, gözaltına alınan yetişkinlerden ayrı bir yerde tutulur (md.16).
Çocuk polisi: Hem koruma ihtiyacı hem de suça sürüklenme durumlarında çocuklarla ilgilenmek için çocuk birimi kurulmuştur.
Çocuk Hakları Sözleşmesinin 22. maddesine göre taraf devletler herhangi bir mülteci çocuğun, ailesiyle yeniden bir araya gelebilmesi için ana-babası veya ailesinin başka üyeleri hakkında bilgi toplamak amacıyla işbirliğinde bulunurlar. Bu madde özellikle ülkedeki karmaşa veya kaçış sırasında ailesinden haber alamayan çocuklar için büyük önem taşımaktadır.
2006 Genelgesine göre, refakatsiz çocuklarla mültecilik statüsünün belirlenmesine ilişkin yapılan görüşmede, psikolog ve sosyal çalışmacı bulundurulmalıdır. Aynı zamanda genelgede, görüşmede bulunan uzmanın raporunun dikkate alınacağı ve raporun İçişleri Bakanlığına iletileceği belirtilmektedir.
Kanunda Geri Gönderme Yasağı: Bu Kanun kapsamındaki hiç kimse, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulacağı veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir yere gönderilemez. Türkiye Çocuk Koruma Kanunu uyarınca yetkili bir mahkemeye çocuğun devlet korumasına alınması için başvuruda bulunulabilmektedir. İlgili mevzuata göre, refakatsiz bir çocuğun devlet korunmasına alınmasını takiben bir vasi atanması zorundadır. Türk Medeni Kanunu’na göre, “velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır.” Medeni Kanun’da da Çocuk Koruma Kanunu’nda da, Türkiyeli çocuklar ve Türkiyeli olmayanlar arasında bir ayrım yapılmamaktadır. Bu nedenle, ilgili yasalardan refakatsiz çocuk mültecilerin de faydalanabilmesinin önünde bir engel gözükmemektedir. Ancak uygulamada çocuk mültecilerden hiçbirinin SHÇEK bakımına Çocuk Koruma Kanunu hükümleri uyarınca kabul edilmemiş olması, uygulamanın kanunlarla örtüşmediğini göstermektedir. Bazı refakatsiz çocuk mültecilerin, SHÇEK tesislerinde kalmaları için ilgili valilik tarafından “misafir izni” verildiği bilinmektedir. Refakatsiz çocuk mültecilere vasi atanmaması, hem ulusal hem de uluslararası mevzuatı ihlal etmekte ve uluslararası tavsiyelerin dikkate alınmadığını göstermektedir.

Sonuç:
Çocuk göçmenlere ilişkin sistemli bir yaklaşım ve uygulama çerçevesi geliştirilmelidir. Bu çerçevede uluslararası hukuk temelinde göçmen çocuklara ilişkin yasal, politik ve sosyal hizmet çerçevelerinin geliştirilmesinde aşağıdaki ilkeler temel olmalıdır:
a. Ayrımcılığın önlenmesi: Çocuklara gelişim, koruma ve katılım haklarının sağlanmasında herhangi bir ayrımcılık yapılamaması.
b. Çocuk dostu olması: Göçmen çocuklara yönelik gerekli hukuki işlemler ve servisler birbirine sistemli bir biçimde bağlanmalıdır.
c. Çocuğun yüksek yararı: Göçmen çocuklar özelinde çocuğun yüksek yararının nasıl tespit edileceği konusunda halen kesin bir metot oluşturulmamıştır.
d. Aile birliğinin korunması ve yeniden sağlanması: Refakatsiz ise ailenin ya da sorumlu büyüğün aranıp bulunması, aile birliğinin sağlanması, çocuğun ailesinin yanına dönmesi amaçlanır. Ailesiyle birlikte göç eden çocukların, geri gönderilme süreçlerinde aile birliğinin korunması için yasal ve fizik koşulların yaratılması.
e. Sistemden çıkışın insan onuruna ve haysiyetine yakışır olması: Kendisine bir takım haklar ve sosyal servisler sağlanan çocuk 18 yaşına geldiği gün sistemden çıktığında yeni hukuki statüsü çerçevesinde nasıl ayakta duracağını bilmesi, süreç içinde güçlenmiş olması gerekmektedir.

Kaynakça: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Refakatsiz Çocuklar Yönergesi, ‘Türkiye’de Göçmen Çocukların Profili, Sosyal Politika ve Sosyal Hizmet Önerileri Hızlı Değerlendirme Araştırması’ adlı makale-Dr.Reyhan Atasü Topçuoğlu, ‘’Statü Belirleme Sürecinde Türkiye’de Bulunan Refakatsiz Sığınmacı Çocukların Durumu’’ makalesi-Eda Yılmaz

Yazar :Sümeyra Azcan- Esenyurt Üniversitesi-Sosyal Hizmet-2.Sınıf

Etiketler: » » » » » » » » » » » » »
Share
1831 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+1 = ?