• src nakliyat
  • SERHAT KIRTASİYE&KİTABEVİ ESENYURT
  • SRC SİGORTA

logo

Sen benden daha çok severdin bendeki seni

Sen benden daha çok severdin bendeki seni

 

“Cehennemde Polyannacılık oynayan o çocuk ben miyim?,,


Hafif uyuşmak istiyorum. Belki sevişerek, belki düşleyerek, belki de içerek. Ne içtiğimin önemi olmadan kadehe tüm anılarımı boca edip; bir yudumda içime hapsetmek. Enkazı kökünden kaldırmak; usta bir işçi gibi.  Yılmayan, inatçı; kendi içindeki enkaza odaklı usta bir işçi. Toza, kire, çamura aldırış etmeyen tam bir işçi. İçimdekilere savaş açan zavallı işçi.

Sen baş edebilir misin ki onlarla? Koskocaman bir yama gibi duran yaşam enerjinin son çırpınışlarına aldırış etmeden ne büyük bir azimle çalışıyorsun? Toy işçi… Bedelini bedeninle ödediğin kaç saraya sahipsin? Peki gönlünün sarayına girebilmek için kaç beden ödendi? Kaç kişi yaşayabilmek için bedeninde öldü, söyle işçi?

Yavaş yavaş ölüyorsun, fark etmeden de yaşıyorsun kıyıda köşede. Yada yavaş yavaş yaşıyorsun; ölüme doğru itildiğinin farkında bile değilsin.

Korkuyorsun biliyorum. En çok da kendinden. Ha bir de ölümden. En çok da yaşlanarak ölmekten. Bir de yalnız ölmekten.

Tüm ölümler yalnız gerçekleşmez mi peki?

Enkaz altında zevkle acı arası inleyen; iş üstü, üzerine çullanan koca yığının altındaki fahişeden ne farkın var? Ellerin kirli, kulakların duyduğun onca sözlerden sonra kir pas içinde, gördüklerin cabası. Peki dil? Nereye dokunacağını bilir. En kirlisi de o değil mi? Yüreği ve zihni kirleten, dil yarası…

Ve bunca kirlenmişlikler arasında temiz kalan tek şey uçurtmasıydı. Unutma çocuk! Uçurtmalar kirlenmez

                                                                              “Uçurtmalar kirlenmez” romanımdan

 

 

Sensizlik, dikenli kafese mahkûm edilmiş bülbülün kaderinden beter. Altın kafese hasret kalmış; aşk mahkûmu, yorgun zümrüdü ankadan dinle beni. O öttükçe içini parçalayan haykırışların bir an önce son bulması için tanrıya el açacaksın. Tüm yıldızları minik gagasıyla toplayıp, ayın huzurunda bir bir yakacağı günü bekleyen yaralı kuştan dinle beni. Şimdiye kadar biriktirdiğin tüm yalnızlıkları da al koynuna öyle gel! Akşam gökyüzünde, o caanım dolunayın yanında şavkımaya çalışan yıldız sürülerinin bir bir toplandığını seyret. Zümrüdü ankanın zaferi bu gece. Dikenli kafese kafa tutan bülbülün kanlı imtihanı. Zafer kimin?

 

 

 

@yazarmeldazirek/ Facebook

@meldazirek/ İnstagram

www.meldazirek.com

Etiketler: » » » » »
Share
699 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İMAMOĞLU’nun KKTC’de İşi ne?

    11 Mayıs 2019 DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, KKTC- KIBRIS, SON DAKİKA, YAZARLAR

    İstanbul Belediye Başkanlığı seçimlerine şaibe bulaştıran mazbata öncesi daha aday statüsündeyken Anıtkabir'e gidip Anıtkabir defterine makam ihlali yaparak ,suç işleyip İstanbul Büyükşehir belediye başkanı diye imza atan toplumu karıştıran İMAMOĞLU'nun KKTC'de İşi ne? Şimdiki hedefi ne makaryos heykelini niçin diktiğinimi anlatacak .yoksa hangi projenin kaçıncı evresinde ? Rauf Denktaş ın mezarını Ziyaret etti. Sibel ŞEN src haber KKTC...
  • Mobbing Bir Hastalıktır

    11 Nisan 2019 EĞİTİM, GENEL, GÜNDEM, YAZARLAR

    Mobbing Bir Hastalıktır Mobbing iş yerinde çalışma hayatında çalışanlara uygulanan baskı,yıldırma eylemidir. Bezdiride dediğimiz bu olay bir hastalıktır, Sistematik bir şekilde uygulanmaktadır Eğitimci yazar Erhan SARICA...
  • BEN YALNIZIM,BEN YALNIZIM,YALNIZIM

    11 Nisan 2019 EĞİTİM, GENEL, GÜNDEM, SON DAKİKA, YAZARLAR

    BEN YALNIZIM,BEN YALNIZIM,YALNIZIM… Çalışma ortamında mobbing üst düzey yöneticilere bağlı olarak dahada karmaşık bir hal alabilir.Ve yine üst düzey yöneticinin beceriksizliği mobbingin şiddetinin artmasınada olanak sağlar.    Mobbing uygulayıcısı kendisi için uygun bir ortam bulmuştur artık.Bu durumun tadını çıkarmaya başlar. Mobbing mağduru ise bu durumda çaresiz kalmıştır.İçinde bulunduğu durumu üst düzey yöneticilere anlatmakta ve ispatlamakta çaresiz kalacaktır.Velev ki onlarda mağduru suçlayacak ve bu süreci olumsuz yönde etkileyecekle...
  • Üç Yanlış Bir Doğruyu Götürmüyor

    10 Nisan 2019 EĞİTİM, GENEL, GÜNDEM, YAZARLAR

    Üç Yanlış Bir Doğruyu Götürmüyor. Mehmet Nuri KAYNAR Aldığımız temel eğitimde, daha küçük yaşlardan itibaren bilinçaltımıza hata yapma korkusu yerleşmiştir. Başarılı olmanın hata yapmamak olduğu öğretilmiştir. Formül basittir: “Hata yapma, ezberle, ama sana sorulduğunda mutlaka doğru cevabı söyle. Bilmiyorsan sus. Unutma üç yanlış bir doğruyu götürür.” Sadece okul yıllarında değil, yetişkinler olarak gündelik hayatta da bu böyle değil mi? Soru sorulup görüş istendiğinde katılımın az olması çoğu zaman bundandır. Birçok insan hata yapma ko...