• src nakliyat
  • SERHAT KIRTASİYE&KİTABEVİ ESENYURT
  • SRC SİGORTA

logo

Sen Sor Ben Anlatayım’ın Konuğu Yazar İlknur Işık

İnci GEÇKİL: İnci Geçkil’in Sen Sor Ben Anlatayım Bu Hafta Ki Konuğu Yazar İlknur Işık….
İnci Geçkil: Öncellikle hoş geldiniz sorumuza ilk önce şöyle başlayalım. Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? İlknur Işık Kara kimdir?

İlknur Işık: Hoş buldum,
1970 KDZ EREĞLİ doğumluyum. Marmara Üniversitesi Hemşirelik Bölümü mezunuyum. Yirmi sekiz yıl sağlık sektörünün farklı alanlarında hizmet verdim.(Klinik -yoğun bakım , 112 ve eğitim hemşireliği, birim sorumluluğu, yöneticilik, SHKS değerlendiriciliği vb…
Beden dili ve iletişim, vizyoner liderlik, pedogojik formasyon gibi alanlarda sertifikalarım bulunmakta.Halen özel bir okulda meslek dersleri öğretmeni olarak görev yapmaktayım.Bağlı bulunduğum yayın evinde ise yazarlık, editörlük ve sağlık alanındaki kitaplarda yayın koordinatörlüğü görevini sürdürüyorum.Evli ve iki çocuk annesiyim.

İlknur Işık: Annem ev hanımı.Anneannemi çok küçük yaşta kaybettiği için okuma sevdası yarım kalmış. O sevdayı bizim tamamlamamız için elinden geleni fazlasıyla yaptı.

Babam emekli işçi ama halen çalışmaya, üretmeye devam ediyor. Onun da önceliği eğitim ve ahlaki değerlerdir.Büyük dedem Çanakkale gazisidir. “Biz vatanı savaşarak geri aldık, sizler okuyup üreterek kalkındıracaksınız,” diye vasiyet etmiş.
Bundan dolayı olsa gerek aile büyüklerimizin önceliği hep gelecek nesillerin eğitimi olmuş.
Şu an eşim ve oğlum yazma sürecimi destekliyorlar çünkü benim hayatımdaki öneminin farkındalar. En önemli desteği sağlayan kişi ise kızım. Bir anlamda eserlerimin gönüllü editörlüğünü yapıyor ve çok titiz…

İnci Geçkil: “Nazende Serviler” kitabınızla birlikte toplam kaç eseriniz bulunmaktadır? Ayrıca kitaplarınızı yazmanız ne kadar sürdü?

İlknur Işık: Nazende Serviler benim ilk kitabımdı. Okuyucu yorumlarını dikkate alarak ikinci sayıda revizyona gittik.Hem içerik hem kapak görseli yenilendi bu yüzden iki kitap çalıştık diyebilirim.Çocuk edebiyatı alanında ise biri yayınlanmış, diğer üçü basım sürecinde olan dört kitabım var. Sağlıklı beslenme alanında iki kitabın da yayın koordinatörlüğünü yaptım ve benim için farklı bir tecrübe oldu. Ekip çalışması ve titizlik gerektiren meşakkatli bir süreç.
Her kitabın yazım süreci farklı bir serüven içeriyor. Nazende Servileri ortaokul ve lise yıllarımda kaleme aldığım hikayelerden derlemiştim, oldukça uzun bir süreç ürünü. Bunun yanında onbeş günde tamamlayabildiğim kitabım da var. Hazır olunmuşluk ve motivasyonla ilgili.
Yazma serüvenimdeki en uzun süreç hazırlık süreci. Bu aşamadan sonra gerekli verileri toplayıp kurgunun çatısını oluşturuyorum. Karakterleri giydirip yazmaya başladığım anda motivasyonu yakalayabilmiş isem hikaye akmaya başlıyor.
İnci Geçkil: Kitabınızı yazarken kimden esinlendiniz?
İlknur Işık: Çevremdeki insanlardan esinlendim diyebilirim. Ana karakterlerim bir şekilde yolumun kesiştiği kişiler.Okul arkadaşım, iş arkadaşım, komşum vb…Onlara karakter ve fiziki özellikleri oluşturma aşamasına geldiğimde ise daha yakınımdakilerden alıntılar yapıyorum. İsimler mutlaka sevdiğim değer verdiğim kişilerin isimleri oluyor. Tasvirler konusunda zorlanmıyorum çünkü bolca malzemem var. Dilediğim alanlara serpiştiriyorum.
İnci Geçkil: Kitap yazma sürecinde kitabın hayatınızda herhangi bir değişime sebep oldu mu?
İlknur Işık: Kesinlikle oldu. Farkındalıklarım ve gözlemci yönümü geliştirme fırsatı buldum. Kitaplarım yeni insanlarla tanışmama vesile oldu.Fuar süreçleri çok keyifli oluyor. Özellikle çocuk okuyucularımın sevgisini gözlerinde görebilmek tarifsiz bir mutluluk. Kitaplarımla ilgili her süreçler hayatımda kendim için yaşayabildiğm alanı genişletiyor.
İnci Geçkil: Gerçek yaşanan olaylar mı? Yoksa kurgulayıp veya araştırma yapıp yazdınız mı?
İlknur Işık: Nazende Servilerde yaşanmış hikayeleri kaleme aldım ve ben bu alanda yazmayı çok seviyorum.
Lazer Göz/Fırça Parmak serisinde çocuklar için etik değerlerle bezenmiş fantastik hikayeler kurguladım.
İnci Geçkil: Daha önce ekip çalışmalarında veya kongre , seminer gibi programlara katılım sağladınız mı? Bunların içeriğini mümkünse öğrenebilir miyiz?
İlknur Işık: Sağlık alanında hizmet verdiğim süreçte amacım hep daha iyi hizmeti vermek ve bu anlamda çalışanlara rehberlik edecek araştırmalar yapmak oldu.Hangi işi yaparsak yapalım bayrağı bir adım ileri taşımamız gerekir düşüncesindeyim. Uluslararası kongrelere bilimsel çalışma, sözel ve poster bildiri, iyi uygulama örnekleri sunma konusunda ödüllendirilen çalışmalarım oldu.
İnci Geçkil: Bizlere biraz seri kitaplarınızdan bahseder misiniz?
İlknur Işık: Doğa ve Deniz benim kahramanlarım.İkiz kardeşler ve sevgiyle, erdemlerle yoğrulmuş karaktere sahipler. Hayatları bir talihsiz bir kazayla değişiyor. Doğa ellerini, Deniz ise gözlerini kaybediyor. Sevdiklerinin desteği ile hayata yeniden tutunuyorlar. Azim ve gayretleri onlara kahraman olma kapılarını açıyor. Özel bir göreve seçiliyorlar, görev alanları ülkeleri. Dünyanın farklı noktalarında farklı çocuklar da kendi ülkelerinde görev yapmak için seçiliyorlar.
Deniz lazer şeklinde gözlere sahip oluyor ve dilediği her şeyi tek bakışıyla silebiliyor. Doğa ise her biri farklı renkte fırça parmaklara sahip oluyor o da istediği her şeyi yeniden çizebiliyor.
İki kardeş birinci seride ülkenin su kaynaklarını temizlemek için çalışıyorlar. Diğer serilerde ise havanın temizliği, erozyonu önleme, ormanları koruma, hayvanlarla birlikte yaşama kültürü gibi alanlarda hizmet veriyorlar. Çalıştıkları zaman dilimi dünya zamandan farklı. Bu özellikten dolayı aileleri görev süresince yaptıklarını far etmiyor. Çalışmalarının güzel sonuçları ise kalıcı.
Minik okuyucularımın keyifle okuyacakları hem eğlenip hem çok şey öğrenecekleri kitaplar…

İnci Geçkil: Düşüncelerinizi onca kişiyle paylaşmak nasıl bir duygu?

İlknur Işık: Karakter olarak düşüncelerimi paylaşsam da duygularımı paylaştığım kişiler sayılıdır. Kitaplarım yayınlandıktan sonra okuyucularımla iletişime geçmenin keyfine vardım. Günümüze ve geleceğe dair samimi paylaşımlarda bulunuyoruz.

İnci Geçkil: Bir kitap yazarı olarak tanınmak nasıl bir duygu?

İlknur Işık: ‘Yazarım’ demek üstatlarımıza saygısızlık olur, ‘yazan’ olarak düzeltmek istiyorum. Fuarlar ve sosyal medya vasıtası ile güzel bir okuyucu kitlem oluşmaya başladı, en azından kendi şehrimde tanınmanın sağladığı ilginç diyaloglar yaşıyorum. Şunu da ifade etmeden geçemeyeceğim; Yazan olmak omuzlarıma sorumluluk yükledi. Yazdıklarımı tamamlamak ve düşüncelerimle ters düşmemek adına her zamankinden daha çok dikkatli davranmaya çalışıyorum.

İnci Geçkil: Yazmak için önce hissetmek gerekir derler. Sizce de öyle mi?

İlknur Işık: Olayları doğru kurgulayabilmek ve okuyucuya samimi bir şekilde geçişini sağlamak için hissetmek hatta olayı karakterlerin nezdinde yaşamak gerekiyor. Empati yapmak bu anlamda çok faydalı oluyor.

İnci Geçkil: Kitabın devamı gelecek mi?

İlknur Işık: Üzerinde çalıştığım yeni yaşanmışhikayeler var. Nazende Serviler -2 olarak da yayınlanabilir, farklı bir ad altında da birleştirebilirim. Son aşamaya geldiğimde okuyucularımın görüşüne başvuracağım.

Çocuk kitaplarına ise farklı bir seri oluşturarak devam etmeyi düşünüyorum. Hedef grubumu biraz küçültüp 1.ve 2.sınıflara yönelik yazmaya çalışacağım.

İnci Geçkil: Kitabınız hakkında her türlü yoruma açık mısınız?

İlknur Işık: Evet açığım. Katıldığım yarışmalarda bir jüri üyesi yazdığım her hikayeyi mutlaka çok sevdiğim ve beni daha az sevdiğini düşündüğüm kişilere okutmamı tavsiye etmişti. Sevdiklerimiz bizi motive ederken bizi daha az sevenler iyileştirmeye açık alanlarımıza ışık tutar. Hayatımın her alanında olduğu gibi kitaplarım konusunda tüm yorumlar benim için çok kıymetlidir.

İnci Geçkil: En büyük destekçiniz kim oldu?

İlknur Işık: Önceleri annem şimdi ise kızım,oğlum ve eşim en büyük destekçilerim. Arkadaşlarımın yüreklendirmelerini de yadsıyamam.

İnci Geçkil: En çok hangi yaş grubunun sizi takip etmesi hoşunuza giderdi?

İlknur Işık: Yetişkin ve çocuk okuyucularımdan güzel dönütler alıyorum. Gençlerin tercih ettiği tema aşk, polisiye, macera ve fantastik kurgular. Kendi çizgim dahilinde onlara daha çok ulaşabilmek beni mutlu kılardı.

İnci Geçkil: Hayal dünyanızı bu kadar genişlemesine sebep olan olaylar nelerdir ? (Aşık olmak gibi)

İlknur Işık: Her yaşta ayrı bir motivasyon kaynağı oluyor. Gençlik döneminde motivasyon kaynağı aşk iken olgunluk döneminde aile bağları olabiliyor mesela…Daha ileriki yaşlarda hayatın tadını çıkarmak için zamanla yarışmak öne çıkabiliyor.Sosyal çevrem, sağlık ve eğitim sektöründe temas ettiğimiz hayatlar zengin malzeme toplama imkanı sunuyor.

İnci Geçkil: Kitapta yer verdiğiniz gibi kadınlarımız özellikle “Mahi” o kadar yürekli ki korkularına rağmen cesurca hayat mücadelesini vermiş. Sizce bunu her kadın yapabilir mi?

İlknur Işık: Kadınlar fiziki görünümleri itibari ile naif olsalar da mücadele ruhu ve dayanıklılık mayalarında var. Doğurganlık gibi bir yetenekle kutsanmış bedenlerini tamamlayan zarafetleri ile başaramayacakları hiçbir şey yok bence…Yeter ki istesinler…
İnci Geçkil: Sizi en çok etkileyen duygu ve davranış nedir? (Duygu = hüzün ,davranış =nefes almak gibi.)

İlknur Işık: Sanırım hüzün, başarma gayreti ve azim…

İnci Geçkil: Okuduğunuz kitaplar genellikle hangi türdür ve neden bu türü tercih edersiniz?
İlknur Işık: Hikayeleri her zaman sevmişimdir. Hayatın içinden ve samimidirler çünkü…Hayatıma yeni değerler katabilecek romanları okumayı da severim.

İnci Geçkil: İlk defa ne zaman ”Ben yazar olacağım .” dediniz?

İlknur Işık: Altıncı sınıfta günlük defterime “Bir gün kitap yazacağım, kapağında kızım, içinde annem olacak” yazmıştım.şükür ki gerçekleştirebildim.

İnci Geçkil: Size göre kitap okuma alışkanlığı kazandırılmak için neler yapılmalı?

İlknur Işık: Tavsiyeden ziyade örnek olunmalı. Bu konuda öncelikle anne ve babalara iş düşüyor. Düzenli kitap okunan bir ailede yetişen çocuklar kitapları hayatın bir parçası olarak algılayacaktır. Öğretmenlerin de kitap okumayı destekleyici faaliyetler yapması ve faaliyetlerin yasal mevzuatlarla desteklenmesi motive edici olacaktır. Keşke sosyal medyada yiyecek içecek ve eğlence sektörünün yüzde biri kadar da olsa kitaplar için alan açabilsek.

İnci Geçkil: İlk olarak kitabınızın adını mı belirlediniz yoksa yazdıktan sonra mı belirlediniz.

İlknur Işık: Önce hikayelerimi gözden geçirdim. Karakterlerimin ortak özellikleri çıkardım ki bu özellik çok güçlü ve dayanıklı olmalarıydı. Araştırma yaptığımda servi ağaçlarını yeryüzündeki en dayanıklı ağaçlardan olduğunu bilgisine ulaştım. Artı ve eksi sıcaklıklarla dayanabiliyorlardı ve bu nadir görülen bir özellikti. Güçlü karakterlerine inat naif görünümleri ve nezaketlerini vurgulamak için ise nazende sıfatını kullanmayı uygun gördüm.
Çocuk hikayelerimin ismini belirlerken ana karakterlerimin kahramanlık güçlerine vurgu yapmayı tercih ettim.

İnci Geçkil: Bu kitabı yazmadan önce başka düşündüğünüz bir kitap var mıydı? Yoksa önceliğiniz bu muydu?

İlknur Işık: Önceliğim kesinlikle Nazende Servilerde yer alan hikayelerdi çünkü kendi hayatımdan da izler var ve onları aktarabilmek beni mutlu kılıyor. Okuyucularıma da samimiyetin geçtiğini hissedebiliyorum.

İnci Geçkil: İyi bir okuyucu kitlesine sahip olabilmek için ne yapılmalıdır?

İlknur Işık: Kendimizi tanıtmamız gerekir diye düşünüyorum. Ben her bir kitabım için facebook üzerinden hesap açıyorum. Okuyucularım bu hesaplar üzerinden görüş ve önerilerini paylaşabiliyorlar.

İnci Geçkil: Sizce neden kitap?

İlknur Işık: Kitaplar evrene açılan pencerelerimiz. Bir çok akla ve binlerce duyguya okuyarak ulaşabiliyoruz.Bu durum çok kıymetli.Kitaplar kendimizi ve hayatı tanıma serüvenimizde ayna görevi üstleniyor.

İnci Geçkil: İlköğretim düzeyindeki çocuklarımıza hangi kitapları önerir ve kitap alışkanlıklarını nasıl sağlayabiliriz?

İlknur Işık: Kitap önermekten ziyade kitap seçmenin önemine vurgu yapmak isterim. Her çocuğun ilgi alanı ve beğenileri farklıdır ve bu özelliklerine göre kendi kitaplarını kendilerinin seçmelerini desteklemek gerekir.Anne babalara ve bizlere düşen ise kitaplara kurulmuş tuzaklardan onları korumak, milli ve ahlaki değerlerimize uygun, yazım dili doğru kullanılmış eserlere yönlendirmek olmalı.

İnci Geçkil: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

İlknur Işık: Ülkemizde özellikle çocuk ve gençlere yönelik kitaplar maalesef iyi incelenmeden yayınlanıyor. Bu konuda duyarlı olunmasını diliyorum. Onların geleceğini aydınlatalım derken zehirlemeyelim…
Sevgiyle ve kitapla kalın…

Etiketler: » » » » » » » »
Share
317 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI