• Ender Gül Anaokulu
  • nartanem anaokulu
  • eso erhan sarıca okulları

logo

VE BİZ BU YAZININ NERESİNDEYİZ?

VE BİZ BU YAZININ NERESİNDEYİZ? “Beklenenmiyiz? Beklemelimiyiz?” Hayatlarımız da ya beklenenler ya da bekleyenler var. Ömrümüz nedense hep ümit etmekle unutmak arasında tükeniyor. Ya beklenen bir türlü bize ulaşmıyor ya da yol ayrımlarında erken davranıyoruz. Ümit edilenle unutulanlar nedense hep birbirlerini götürüyorlar, yanlış ve doğru da olduğu gibi. Var oluşlarımızda yok oluşlarımızda hep aynı nedenden… Özlemden… Kiminin hayatı yeni var oluşlara kiminin ki de yok oluşlara gebe. Fakat sonuç ne olursa olsun yok olurken de var olurken de bekleyişler içindeyiz. Bekledik… Bekliyoruz… Beklemeye devam edeceğiz. Ve neden her bekleyen hayatını beklenene bağlar? Ya da neden beklenen bir gün döneceğini söyleyerek çıkar bekleyenin hayatından? Hayatımızdaki gel gitlerde neden hep bekleneni suçlarız? O olsa hayat daha mı çekilir hale gelir? Yoksa hayatı çekilir kılan onun özlemimidir? Neden bekleyen her güne beklenenin geleceği umuduyla başlar? Gidişlerden dönüş olsaydı zaten varılmaz mıydı çoktan kavuşmalara? Veya neden beklenen her türlü dönüş yolunu bulamaz? Bütün yollar çıkmazdamıdır? Ya da geri dönüşte bekleyeni bulamama korkusu mudur onu her yola çıktığında geri koyan sebep? Bekleyen de beklenen de unuttuysa unutmaya mahkumsa neden her doğan gün kendisiyle beraber yeni bekleyişler de doğurur? Veya neden hep sonunu bile bile başlarız yeni bekleyişlere? Yoksa hiçbir şey değil de beklenenin bir gün geriye dönebilme umudumudur bizi ayakta tutan? Veya bir bekleyenimiz olduğu için yalnız olmadığımızı dünyaya kanıtlamış olduğumuzu sanmakmıdır bizi bekleyene bağlayan? Bekleyen bütün hayatını o kadar bağlamıştır ki beklediğine, onun gelmesi için yapamayacağı hiçbir şey yoktur yeryüzünde. O olmadan yalnızdır ve onun yalnızlığı da güzeldir sonunda eğer ona kavuşmak varsa. Beklenen o kadar mutludur ki, bir bekleyeni olduğuna “Onsuz” olmanın “Onu” görememenin hüznü bile güzel gelir eğer bütün yollardan geriye dönüş varsa. Aslında bekleyende beklenende kendinimi kandırır? Bütün bekleyişlerin asıl nedeni yolun sonunda kendimizi bulma, kendimize kalma korkusumudur acaba? Bütün bekleyişler de asıl beklediğimiz kendimizi ve her döndüğümüz yolda kendimize çıkıyorsa, başlangıçtan beri yalnız değilmiyiz? Ve yalnız mı bitirmeliyiz? Yalnızlığımıza veya başkalarının yalnızlığına çare aramaktansa sadece beklemeli miyiz? Bu bekleyişin var mıdır sonu? Yoksa sonsuz bekleyişlere o kadar harcadıkta benliğimizi geriye döndüğümüzde bulacak bir ben bırakmadıkmı? Boş umutların peşinden o kadar boşlukta kendimize gidecek dermanı bulamadıkmı? Herşeyde o kadar başkalarını aradıkta kendimizi bulmaya zaman ayıramadık mı? Veya herşeyi unuttuğumuz gibi başlangıçta asıl aradığımızın kendimiz olduğunuda mı unuttuk? Yoksa herşeyi kurguladık mı? Bizi bu kadar mutu eden, bekleten, yoran, acıtan, yorarken bile tekrarını bekleten hep mi kendi kurgumuzdu? Yoksa varsayımlardan mı ibarettik? Ve kendimize bekleyenle bekleneni icat ettik. Eğer herşey sadece kurguysa neden bu yolculuk sonsuz değil? Neden diğer herşey gibi sadece bizim değil? Neden bu oyunda tek başımıza oynayamıyoruz? Ya beklenen ya da beklenen olmak zorundaysak ve hangisi olacağımıza bile karar veremiyorsak nasıl bizim oyunumuzdur bu? Ve bu oyunun bir sonu varmıdır? Yoksa sonsuzmudur bekleyenle beklenenin ömrü kadar? Ve ben bu yazının neredisindeyim? Ve siz bu yazının neresindesiniz? Beklenenmiyiz? Beklemelimiyiz? Merhabalar

 

Etiketler: » » » » » »
Share
1528 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • src eğitim kurumları -Biz kimiz?

    14 Ocak 2020 DÜNYA, EĞİTİM, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, KKTC- KIBRIS, KÜLTÜR SANAT, SON DAKİKA, YAZARLAR

    src eğitim kurumları kurucusu Ayşegül SARICA sorularımızı yanıtladı Biz Kimiz Çocuklarımızı büyük ve kalabalık yapılarda kaybolmadan, kişisel özelliklerini keşfederek, özgüveni yüksek bireyler olarak yetiştirip topluma kazandırmayı hedef edinmiş bir okuluz. Deneyimli kadromuzla, Milli Eğitim programlarına sadık kalarak, bir dizi uluslararası eğitim sistemini sentezleyerek bize özel oluşturduğumuz bir eğitim programı uyguluyoruz. Eğitim,hizmet ve sosyal etkinlik Kalitemizden asla ödün vermeden “Eğitim ve spor sevmekle başlar “sloganı...
  • Ender Gül Anaokulu Esenyurt’ta Bir Numara

    04 Ocak 2020 EĞİTİM, GENEL, GÜNDEM, KKTC- KIBRIS, SON DAKİKA, YAZARLAR

    İstanbul Esenyurt’ta faaliyet gösteren Ender Gül Anaokulu verdiği eğitimle Esenyurtun bir numarası oldu Okul öncesi eğitimin amacı çocuklarda öğrenmeyi sevdirmek ,öğrenmeye karşı ilgi uyandırmak ve çocukta olan yeteneklerini ortaya çıkarmaktır. src eğitim kurumları bünyesinde yer alan Ender Gül Anaokulu kurucusu Ayşegül SARICA “Eğitim ve Spor sevmekle başlar…sözünü önemsiyoruz, SİZ DEĞERLİ VELİLER, ÇOCUĞUNUZUN YETENEKLERİ VE FARKLILIKLARINI KEŞFEDİP YÜKSEK KALİTEDE EĞİTİM ALMASI İÇİN DENEYİMLİ, UZMAN ÖĞRETMEN VE EĞİTMEN KADRO...
  • Yazar Erhan SARICA anaokulu çocuklarıyla buluştu

    15 Temmuz 2019 EĞİTİM, GENEL, GÜNDEM, SON DAKİKA, YAZARLAR

    İstanbul Esenyurt ta Yazar Erhan SARICA öğrencilerle buluştu. Özel Ender Gül Anaokulu yıl sonu etkinliği kapsamında düzenlenen törende konuşan Yazar Erhan SARICA "Eğitim ve spor sevmekle başlar "dedi. ...
  • Ender Gül Anaokulu Yeni Eğitim Yılına Hazır

    15 Temmuz 2019 DÜNYA, EĞİTİM, GENEL, GÜNDEM, KKTC- KIBRIS, SON DAKİKA, YAZARLAR

    Esenyurt ta faaliyet gösteren Ender Gül Anaokulu Kurucusu Ayşegül SARICA yeni eğitim öğretim yılına hazırlanıyoruz dedi. İstanbul Esenyurt Çınar mahallesi Fiyaka Esenşehir sitesinde sekiz yıldır faaliyet gösteren kurum başarılı çizgisiyle kendinden söz ettiriyor. 2019-2020 eğitim öğretim yılı için kayıtlar devam ediyor,bizde hazırlıkları bitirmek üzereyiz. src haber ...